30 Ağustos 2008 Cumartesi

bugün bitsin


daha gün başlayalı on bir dakika olmuş ama ''bugün bitsin'' deme cüretini gösterebiliyorum.
çünkü inanmayacaksın belki ama dünya benim için,ay benim için,geceler ve günler benim için,soğuk benim için...fakat bir şey var ki bu aralar:adına ''yaz'' denen o şirret mevsim.
bu hain mevsime daha ne küfürler ederdim ama öfkelenmesinden korkuyorum.
belki bunların hepsi benim için ama hiç biri benim değil sonuçta...ve dipten gelen sesler:
''yaz kızım''
''yaz evladım''
''yaz böyle miydi be amca?''
''yaz öldürür be yavrum''
''dikkat et yaza''
''yazdan nefret ediyorum''

yazın eskisi gibi olmaması nedendir?
güneş gaza geldi de bir başka hevesle mi ışıyor?
dünya'nın canı sıkıldı da ''ozon mozon uğraşamam'' deyip de saldı mı kendini?

yoksa biz mi yaptık ki bunu?güneş hep öfkeliydi.kızgın bir baba gibi.ve dünya da koruyucu anneydi sanki.
ve biz hain evlatlar hakettik bunu.

ya aslında o kadar da çevreci sayılmam galiba.dünya'yı severim çünkü ondan faydalanırım.hem çevreci dediklerimiz de dünya'yı mı koruyor sanki?
dünya ne dertler atlatmış bilmiyorlar mı?dünya'nın bir derdi yok aslında.onun durumu bir nevi savunma bence.biz ateşlendiğimizde mikropları öldürür ve onlardan kurtuluruz.dünya da bizden kurtulma derdinde,bizse kendimizi kurtarmanın...

''çocuğum dünya'nın derdinden sanane?''
''sen de haklısın tabi''

yine de şunu söylemeden geçemeyeceğim:
bir zamanlar büyük bir kral'ın 12 çocuğu varmış.her birini ayrı ayrı severmiş ancak üç kızını bir türlü sevememiş:
june,
july,
ve
august.

saçmaladığımı farkettim ve bir an düşündüm de en iyisi ''bugün bitsin''.

Hiç yorum yok: