1 Eylül 2008 Pazartesi

inecek var


bugün kayıt işi vardı di mi?biraz sıkıntılıydı ama geçti.öğrenci numarası tek olanlar sabah,çift olanlar ise öğlen gelecekti.fakat bizim memlekette herkes dahi olduğu için bütün öğrenciler sabah geldi.iki buçuk saat falan sırada bekledim ve gözlem yaptım biraz.
bir kere sıradaki öğrencilerin çoğunda uzay mekiği sendromu vardı.''oha o ne lan?!'' demeden önce hemen açıklama yapayım:
şimdi bir adet öğrenci vardır.kendisi özgüven eksikliğinden dolayı sıranın ilk aşamalarında ailesine ve hatta bilumum akrabasına ihtiyaç duyar.sonra sıranın belirli katmaları geçildikçe bir birey bağlı olduğu öğrenciden ayrılır ve öğrencimiz hedefine başarıyla fakat tek başına varır.

neyse bu kadar bilimsellik yeter.şimdi direk özele giriyorum ve çocukluğumdan kalma bir olayı aktarıyorum buraya:

sanırım daha ortaokula geçmemiştim.klasik gitar kursuna gidiyordumo aralar.bir gün çok yorgun bir şekilde metrodan inip(batıkent'te oturuyorum ben/ankara)meşhur ikarus otobüslerden birine binmiştim.yorgunluktan gitara dayandım ve uyuyakaldım galiba.

sonra bir meleğin sesini duydum:

-iyi misin?

uzun saçlı ve benden çok çok büyük bir dişiydi bunu söyleyen.ben ''yok bir şeyim'' falan demiştim galiba.

ve o günden beri bok varmış gibi beni umursayan kızlara aşık oldum.

''yazık sana''
''öyle deme sana da aşık olurum sonra''
''sen bilirsin''
''hadi bakalım''
''ayrıca yazacak adamakıllı bir şey bulamadığın için iki sıradan konuyu birleştirmen de gözümden kaçmadı''
''yok öyle bir şey''

bu arada söylemeden geçemeyeceğim,doktorluk bir numara meslek be!!!
ayrıca yukarıdaki saçma huyum geçti bir süre önce.
sanırım.

Hiç yorum yok: