8 Kasım 2008 Cumartesi

kaç,ış,anlar


baya uzun zamandır kafamda bir plan var:
bir gün okul,ev vb. bir mekanda böyle bir sürü tanıdık insan(arkadaş,aile vs.)varken ''ben artık gideyim.'' dicem ve mekandan çıkıp gidicem.şehirden,ülkeden...hepsinden uzaklaşıp rastgele bir yerlere gitme planı bu.
bu plandaki en önemli kısım gidilecek yerden ziyade gidilecek zaman.mesela bilbo baggins gibi yaşlanınca olmamalı,holden caulfield kadar da genç olmaz zaten.
zira yaşlanınca
-gitsen kimse iplemez,ipleyecek insan kalmaz.
-hayattaki amaçlarının çoğuna ulaşmış olursun ve gitmenin bir anlamı olmaz.
-ölüm var,rahat bırakmaz.

gençken
-zaten serseri mayın gibisin,gitmek bütün absürtlükler içinde şaşırtıcı olmaz.
-zaman zaten değerli olduğu için giderek harcamak doğru olmaz.
-biraz kolaya kaçmak olur.

bir gün gitme zamanı geldiğinde bunu hissedecekmişim gibime geliyor.''gitme'' fikri zihnimin derinliklerine gömülmüşken bir şarkının sözleri duyulacak uzaktan ve yola koyulcam sanki.

-peki hangi şarkı bu?
-bilmiyorum.bunu gittiğimde öğrenmiş olucam.
-bir olasılık belirteyim mi?
-gerek yok.
-ya ama?!
-sus lan!!!

7 Kasım 2008 Cuma

korkak'tan çeşitlemeli korku'ya


uzun zamandır yazmıyorum yine.tabii ki bir çok şey oldu ama çok fazla işte,çok.mesela yasemin mori konseri vardı.saat 22.00 sularında mekana alındık ve fakat konser 01.00'de başladı ve fakat!!!
sahnede adını koymakta zorlandığım şeyler gördüm,bu dünyaya ait olmayan şeyler.bu kadarını beklemiyordum sahiden ama muhteşemdi.
neyse bunları geçelim.

-burdan hayata okkalı bir küfür yollamak istiyorum.
-niye lan?!
-özlediğim insanlar var işte.
-çağır o zaman onları.ya da ara işte,ne bileyim?yanlarında bitiver bir anda...
-olmaz,isimlerini bile anmak istemiyorum.
-niye ki?
-sıkıldım artık.yeni isimleri anıp özlemek istiyorum.

yeni isimler...bu istek gerçek olabilir pek tabii fakat korku var:

oysa korku kendi memesini
emerek büyür;
nasıl
burmalı
bu memeyi?
nasıl
kurtulmalı
nasıl nasıl nasıl
korkunun sütü olmaktan?


cevaplar burnunun dibinde olsa da korkunun köpeği ''tembellik'' uzandırmıyor elini,kalbini...buna ''büyümek'' diyenler var ki büyük bile sayılmazlar,çocuklukla da alakaları yoktur.bazıları da adlandırmaktan çekinir bu ''kaçma hissi''ni.bence bu ruhsal bir savunma mekanizması.tinsel immun sistemin bir parçası belki de...

-yani senin hiç suçun yok!sadece doğal bir mekanizma,elinde olmayan bir şey!
-kızıp duruyorsun(ki haklısın) da ne yapmalı be abi?
hadi söyle,ne yapmalı?
-hiçbir fikrim yok.

Bir tüy,
bir telek gibi,
bir güz yaprağı gibi
k o p m a l ı
kuştan, ağaçtan, yeğnilikle, incelerek,
bağırmadan korkudan.