17 Aralık 2008 Çarşamba

sonsuz saçmalıklar atlası


aslında bunu ve bundan sonraki bir kaç yazıyı daha önce yazmam gerekiyordu.yazıları kağıt üzerine falan yazmıştım ancak düzenlemeye üşendim.neyse esas meseleye geçelim:
aziz olma kılavuzu yok oldu.daha doğrusu değişti.onun olması gereken yerde ''sonsuz saçmalıklar atlası'' diye bir şey buldum.içindeki semboller garip hisler çağrıştırdı bana.mesela:

''yakındaki ışık uzaktaki ışıktan daha parlak değildir.''

''kedilerin sözlerini dinleme çünkü senin için konuşmazlar.''

''yerinden sökülen bir organ işlevini sürdürmeye devam edebilir ama artık senin işine yaramaz.''

''ana karakterler yazarlardan korkmalı.yazarlar da ana karakterlerden...okuyucu ise hepsinden...''

''bir kabre on üç melekten fazlası sığamaz.sakın on dördüncü olma.''

kitabın bir anda değişmesine anlam veremedim önce fakat şu kısım gözüme çarpınca bir şeyler uyanmaya başladı:

''ihtiyaç duyduklarına muhtaç olma.''

''bir kitap bir çocuğu,yeniyetmeyi,yaşlıyı değiştirebilir ama bir insanı ancak başkası değiştirebilir.''

bunlar benim bu kitap sayesinde hissettiklerimdi ve başka ruhlarda farklı çağrışımlar oldu:

"hayatta bir şeyi eksik ya da kötü yapmanın, hiç yapmamandan daha iyi olduğu anlar vardır. "

"yetişkinlik çağında bir romandan etkilenmeyi 'ergenlik' olarak gören kimselerle fazla yakın olma. seni incitebilirler."

"karanlığın ortasındayken düşündüğünde, seni gülümsetebilen tek bir şey dahi varsa hala umut var demektir."

"hayatı sadece iyi ya da kötü, güzel ya da çirkin, sıcak ya da soğuk, gece ya da gündüz olarak algılamaya başladığında tehlike çanları çalıyor demektir. ara renkleri nerde kaybettiğini bulman gerekir."

"seni mutlu eden her şeyin ardından içinde tarifsiz kocaman bir boşluk beliriyorsa, ömür boyu peşini bırakmayacak o 'farkındalık' haline girmiş bulunuyorsun. geçmiş olsun; artık sen de bilenlerdensin."

"şarkıları hayatına soundtrack yapmak alışkanlık haline geldiyse, gittikçe kendi hayatına uzaktan bakmaya başlarsın. bunu avantaja ya da dezavantaja dönüştürmek tamamen sana bağlı."

-sanırım ismini sonuna kadar hak eden bir kitap bu.
-bunu iyi anlamda mı söyledin,kötü anlamda mı?
-offf!!her lafta da bir art niyet arama artık!
-peki,denerim
-bu arada şimdi farkettim de değişen kitap değil,biziz.
-olabilir.

bir de şöyle bir şey var:

'''...and it feels like I'm flying above you
Dream that I'm dying to find the truth
Seems like you're trying to bring me down
Back down to earth,back down to earth...''

her zaman başım göğe çarpmadan ayağımdan tutulması dileğiyle...

1 yorum:

Pveatherfall dedi ki...

ımmm... enfes olmuş... biraz geç, biraz uzak; ama tamamen leziz..! bunun gibileri bekliyorum inan senden. harika!