6 Haziran 2009 Cumartesi

arka koltuktaki huzur


bu şehirde anıları yaşatmıyorlar abi.sürekli bir yerler yıkılıp yerine başka binalar inşa ediliyor.hep değişiyor bu şehir,unutkanlığımın bir sebebi de bu sanırım. habire estetik yaptırıp da tipi kayan michael jackson gibi oldu şehir.
ankara sakinleri olarak şantiye ortamındayız ve pek de sakin değiliz aslında.mesela şu an oturduğum evin yerinde pazar vardı 3-4 sene önce. şimdi bizim oturduğumuz koca koca binalar yükseliyor.ev deyince aklıma geldi de:eski odam daha güzeldi be.eski odamda pencereden bakınca batıkent'in sınırları gözükürdü.uzakta görünen tepelerdi bu sınır.o tepelerin ardını özlüyorum,hiç görmesem de.oraları görebilme olasılığını özlüyorum.tepelerle bizim evin arasında da geniş bir karanlık vardı,benim dünyamın sınır çizgileriydi onlar fakat sonra mantar gibi apartmanlar dikildi bir anda.

-hop,alo?!batıkent burası, batıkent!! müstakil ev yapsanıza be!!

apartmanların ışıkları yanıp da karanlık yok olmadığı zamanlarda yıldızları daha iyi görebilirdim.ay'dan kopup gelen ışınlar penceremden içeri girerdi dolunay olduğunda.şimdi odamdan dışarı baktığımda park etmiş arabalar görüyorum sadece.pencereden içeriye de sokak lambasının ışıkları giriyor.zaten bu aralar eski eve yeniden taşınma meselesi konuşulur oldu ev ahalisi arasında.

çocukluğumun bir kısmı da gölbaşı'nda kaldı,küçükken oradaki lojmanda otururduk.aslında şehirden uzak olması iyi.gömülü bir hazine gibi saklı kalsın orada.

-hmmm,ilerde bir gün gitsem oraya.''ben çocukken burada koşardım.'',burada legolarımı kaybetmiştim.'',''tam şurada dişim kırılmıştı.'' desem n'olur acaba?
-en iyisi hiç bulaşmamak bence.

umarım ilerde bir gün zamanımı kullanmayı öğrenebilirim.bu konudaki beceriksizliğim boyutsuz,günlerimi de harcıyorum yıllarımı da.bir de yanlış zamanda doğmuşum gibi hissediyorum.30 sene evvel ya da 30 sene sonra doğsam daha iyi olurmuş.bu biraz da içinde bulunduğum çağdan kaynaklanan bir şey.sonuçta bu bir geçiş çağı.eskiyle bağları koparmanın acısını yaşarken geleceğe ulaşmanın heyecanı da cezbediyor insanları.

son olarak bir şey söylemek istiyorum:

alice ölmesin,harbiden çok fena oluyorum.lütfen.

Hiç yorum yok: